İNTİKAM – 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İNTİKAM – 1Birkaç gün sonra iş yerimde otururken sürpriz diye odamdan içeri girdi Zerrin. Tanıştığımızdan bu yana ilk kez iş yerime geliyordu. Spordan çıkmış eve giderken bana uğrayarak sürpriz yapmak istemişti.“Çok iyi yapmışın aşkım” dedim. Her ikimize de birer kahve söyleyerek muhabbet etmeye başladık. Karşımda oturmuş heyecanla anlatıyor. Bense bacak bacağın üzerine attığı için ta külotuna kadar görünen bacaklarını izliyordum.“O Haluk denen adam bir daha rahatsız etti mi seni?” dedim.“Yok, dün yanıma geldi şeyim doldu hadi ağzına alda rahatlayayım diye ama ben kabul etmedim.”“Aferin benim akıllı sevgilime” diyerek uzanıp dudaklarına bir öpücük kondurdum.“Sana yapayım mı?” dedi. Gözlerimin içine bakıyordu. Bir an düşünsem de daha fazla dayanamadım. Zaten deminden beri bacaklarına bakmaktan bir hal olmuştum. Ayağa kalkarak kapıyı içerden kilitleyip tekrardan Zerrin’in önüne geldim. Pantolonumun kemerini çözdüm, baksırımı indirdim. Kalkık yarağım göründüğünde Zerrin’in bakışları oraya kaydı.“Bak nasılda dolmuş hemencecik” dedi ve sonrada ne yapacağını bilir bir şekilde önümde dizlerinin üzerine çöktü. Sağ eliyle yarağımı kavrarken gözleri üzerimdeydi. Siyah saçlarını okşayıp sırtına attım.Yarağımı 31 çektirir gibi sıvazladı bir süre, daha da kalkıp büyümesini istiyordu sanki. Sonra da ağzına aldı. Yarağımın kafasını emiyor, dilliyor harika bir sakso çekiyordu yine. Kafasını emiyor, gövdesini yalıyor, taşaklarımı yumurta gibi içine çekiyordu. Acaba Haluk mu yoksa diğerleri mi bu kadar usta bir hale getirmişti yarak yalama konusunda Zerrin’i bilmiyordum ama Zerrin gerçekten harika yalıyordu sikimi. Küçük, uzun parmaklı beyaz elleriyle götümü avuçlayıp belimi kavrıyordu.Derken yalama, emme faslını başını ileri geri oynatarak yarağımı boydan boya ağzına alma faslı izledi. Zevkten kudurmuş haldeydim. Tuğçe’nin başı ileri geri gidip geldikçe yarağım da ağzından boğazına dek gidip geliyordu. Aralarda boğazının en derinlerine sokup birkaç saniye o şekilde kalıyor, sonra da yeniden hızlı hızlı başını oynatmaya başlıyordu. Porno oyuncularından geri kalmıyordu bu hareketleriyle. Ağzı tükürükle dolmuş, çenesine akıyordu.Boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. Başını iki yanından tuttum, hızlı saksosuna destek olmaya çalışıyordum. Başını sağa sola oynatıyordu yarağım tamamen ağzındayken, gözlerinin kenarından ince yaşlar süzülüyor gibiydi. Yaptığı koyu makyajı akmıştı yanaklarına doğru. Gittikçe kalınlaşan ve büyüyen yarağım küçük ağzını doldurmuştu ve zevkten inlemeye başlamıştım artık.Artık son raddeye gelmiştim, kendimi tutmaya çalışsam da gücüm, takatim kalmamıştı. Birden yarağım Zerrin’in boğazına kadar ağzındayken boşalmaya başladım. Geçen seferki gibi kendini geri çekmeye çalışmadı hiç. Başını iki yanından sıkıca tuttum. Gözleri üzerimdeydi, bense zevkten inler halde kaskatı kesilmiştim. Döllerim ağzına akıyordu oluk oluk. Gözlerinin kenarından akan yaşlar çoğaldı. Başını kurtarmaya çalışıyor ama güçlü ellerime gücü yetmiyordu. Beyaz yüzü kızarmıştı, burnundan akan sümüğü baloncuk yapıp şişmişti.Sonunda boşalmam biterken kendimi geri çekip çıkardım yarağımı. O an şiddetli bir şekilde öğürüp öksürdü. Eliyle ağzını kapattı ve gözleri belererek yuttu spermlerimi. Galiba biraz fazla ileri gitmiştim.“Özür dilerim” dedim.“Olsun önemli sen rahatladın ya” dedi uzattığım ıslak mendillerle dudaklarının kenarı silerken. Bende başka bir mendille akan makyajını sildim.“Teşekkür ederim aşkım.” Dedim. Kapıyı açtım ve biraz daha oturduktan sonra birlikte çıkarak Zerrin’i evlerine bıraktım. Evlerinin önüne vardığımızda“İstersen yukarı gel kahve yapayım sana” dedi.“Annenler yok mu?” diye sordum“Yok onlar abimlere gittiler. Geç gelecekler” dedi. O an sevinçten havalara uçmuştum.Birlikte yukarı çıktık. Salona vardığımızda “Ben sana kahve yapayım” diye Zerrin mutfağa giderken Zerrin’i ellerinden tutarak“Boş ver kahveyi, sonra içeriz. Hadi annenler gelene kadar bir kez sevişelim” diyerek kendime doğru çektim ve onu öpe öpe salona doğru çektim. Salondaki üçlü koltuğa otururken onu da kucağıma oturttum. Rahat hareket etmek için ayağındaki topuklu ayakkabılarını çıkardı.Dudak dudağa ateşli bir öpüşmenin kollarına bıraktık kendimizi. Elleri omuzlarımdan aşağı kayarken ben de eteğinin altında belirmiş yuvarlak, dolgun götünü avuçluyordum. Derken dudaklarıyla yetinemeyeceğimi anladım. Taba rengi gömleğinin düğmelerini açmaya başladım. Açılan her bir düğmeyle memeleri ve karnı daha da açığa çıkıyordu. Düğmeler tamamen açıldığında ortasında küçük bir fiyonk olan siyah renkli sutyeni ile kaldı. Memelerini alttan kaldırıp dikleştirmişti sutyeni ve sıkıp şişirmişti.Uzun boynunu öpüp emiyordum, o ise başını sağa sola oynatıp duruyordu. Sutyeni aşağı sıyırdığında pembe etli uçları çıktı açığa. Biçimli ve yuvarlak meme başlarının ortasındaki etli uçlarını emmeye başladığımda Zerrin kucağımda birden hareketlendi. Bir eliyle kavradığı memelerini ağzıma daha çok almam için bastırıyordu. Meme uçlarını emmemden daha fazlasını istiyordu. Sol elimle memelerini okşarken sağ elimi eteğinin altına soktum. Sert götünün çıplak yanaklarını hissettim çünkü dünkü gibi tanga külot giymişti yine.Ancak bu halde daha fazla kalamadım. Ondan kalkmasını istedim. Kot pantolonumun ve baksırımın altında şişip kalkmıştı yarağım ve bir an önce onu özgürlüğüne kavuşturmam gerekliydi. Kalkıp soyundum çabucak, üstümde sadece çoraplarım kalmıştı. Kalkık yarağım önümde sallanırken ondan soyunmasını istedim.”Tamam!” dedi fısıltıyı andıran bir sesle ve soyundu yavaşça. Gözlerindeki itaatkâr bakışları yakaladım. Ne söylense yapmaya hazır bir kadındı Zerrin. Üzerindeki her şeyi çıkarmış çırılçıplak bana bakıyordu. İnce bir yarığı andıran minik amının üzerinde bıraktığı tüylerin dışında vücudunda her zamanki gibi kıl veya tüy yoktu belli ki o günden sonra tekrar ağda yapmıştı. Bembeyaz pamuk gibiydi her yanı yine. İstanbul’da yaşamasına rağmen sanki hiç denize girmemiş, güneşlenmemiş, yanmamış gibiydi. Orta büyüklükteki birer kavunu andıran memeleri dimdik başlarını kaldırmış ağzımı sulandırıyordu yine.Omuzlarından tutup kendime doğru çektim ve belinden sarıldım, bir süre çıplak vücudunu okşadım. Yüzü pembeleşmiş, terlemişti heyecandan. Azıcık eğildim ve meme uçlarını emmeye başladım. O anda Zerrin’den, “Iğmm!” diye ufak bir inilti geldi. Zerrin’in narin bir kuş gibi atan kalbini hissedebiliyordum.Meme uçlarını sabırla emiyor, ısırıyor, yalıyor, öpüyordum. Ellerim sırtında geziniyordu. Ama ayakta durmak rahatsızlık vermeye başlamıştı. Bu kez elinden tutup koltuğa uzandırdım. Yanına geçtim ve bu şekilde uzun uzun emmeye başladım memelerini. Başka bir şey yapmak istemiyor, sadece memelerini emmek istiyordum. Meme uçları zaman geçtikçe şişmeye, büyümeye başlamıştı içine dolan kanla.Bu kez aşağılara doğru inmeye başladım. Kaslı karnını, göbek çukurunu öpüyor, emiyordum. Dilimin ucuyla karnında her yeri yaladım nerdeyse. Zerrin elleri iki yana serbest şekilde titreyen vücuduyla yatarken, dudaklarım göbeğinden aşağısına kaymaya başladı.Amını emmeye, dillemeye başladım. Am dudaklarını dillemeye başladığımda, “Ağhh!” diyerek kendini kastı. Ben kalçalarını tutup iki yana ayırmasam, başımı kasıklarının arasında mengene gibi sıkıştıracaktı. Hafif bir ter koku vardı amında, bu amının kendine has kokusuydu. Ayırdığım am dudaklarının arasına soktum dilimi. O an Zerrin derin bir iç geçirdi, tüm hayat enerjisi dudakları arasından çıkıp gitmiş gibiydi. Amının sımsıcak pembe ve sulu etini dilimin ucunda hissediyordum.İnce beyaz bacaklarını omuzlarıma attı. Kasıklarının arasında amını yukardan aşağı yalayıp dillerken o da saçlarımı okşayıp çekiştiriyordu. Hafiften iniltiler de geliyordu Zerrin’den. Biraz daha kendime doğru çektim ve götünü kaldırdım ellerimle. Uzun bacaklarını havaya dikerken alttan beliren göt deliğini dillemeye başladım bu kez. Deliğin ucunda siyah bir noktaya benzeyen ben vardı. Dilim deliğin ağzında gezindikçe Zerrin’in iniltileri artıyordu. Sonra yeniden amına yöneldim, kendimi kontrol etmeye çalışarak bir amını, bir götünü dilleyip duruyordum.Zerrin’in amı dilleyip yalamalarım sonunda sulanmış ve kayganlaşmış bir haldeydi artık. Bende iyice sertleşmiştim. Amını emmeyi bıraktım Daha fazla devam edecek halim kalmamıştı. Ayağa kalkarken elinden tutup kaldırdım Zerrin’i. Yüzü kızarmıştı epeyce. Sarıldım belinden ve götünü avuçlayıp dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını emdim uzun uzun, onları ısırdım aç bir köpek gibi. Sonrasında saçlarını okşadım.”Arkadan yapalım mı?” diye sorduğumda başını sallayıp,”İstiyorsan yap!” dedi usulca.Üçlü koltuğun üstünde dörtayak üstüne domalmasını istedim. Dediğimi yaparken bacaklarını ayırdı. Arkasında yerimi aldım, elime tükürüp yarağımı sıvazladım. Daha önce götten yaptığını biliyordum o yüzden alışkın olduğunu düşünerek belinden tutup kendime çektim ve göt yanaklarını ayırdım. Beliren göt deliğine bastırdım yarağımın kafasını. İlk anda girmedi ama sonra yavaşça delik açılmaya ve yarağım içine tuzla escort girmeye başladı. Ancak göt deliği daha önce sikilmesine rağmen çok sıkıydı, yarağımı epey sıkıyor ve girmesine engel oluyordu. Zerrin”Ahhh… Çok acıdı” deyince,”Özür dilerim aşkım!” dedim.Çıplak halde banyoya geçtim ve sıvı el sabunu şişesini kapıp odaya geri döndüm. Gül aromalı sıvı sabunu bir miktar elime döküp yarağımı sıvazladım ve sonra da Zerrin’in göt deliğine biraz orta parmağımla yedirdim. Parmağım götüne girerken, “Ihhh!” diyerek ıkındı, ancak parmağım yarağım kadar zorlanmamıştı götünde.Sabunu masanın üstüne koydum ve yarağımı tutup yeniden götüne bastırdım. Sabun kısa sürede sonuç verdi ve yarağım rahatça girdi bu kez götüne. Zerrin’den yine hafif bir, “Ihhh!” sesi geldi ama canının yanmadığı belliydi.”Acıyor mu?” diye sorduğumda başını çevirip.”Çok az!” dedi.“Tamam canım o da geçer şimdi” diyerek bastırdım. Yaşadığım heyecanla boyun damarlarım şişmiş, kalbim küt küt atıyordu. Uzun bir zaman sonra bir kızı ilk kez götünden sikiyordum ve bu kız çok yakında benim karım olacaktı.Yarağım yarısından fazla içindeyken gidip gelmeye başladım. Göt yanaklarını sıkıca tutmuş okşuyor, avuçluyordum. Yarağımın kılsız göt deliğinde gidiş gelişleri saniyeler ilerledikçe hızlanıyordu. Göt deliğinin ağzındaki minik beni yarağımın giriş çıkışları ile bir görünüp bir kayboluyordu. Deliğin ağzı içe doğru göçüp açılıyordu sürekli. Zerrin kollarını iki yana açmış koltuğun sırtından tutuyordu. Siyah saçları hafif hafif dalgalanırken sırtındaki ve bel çukurundaki dövmeleri hareket ediyor gibiydi.Yarağım gidip geldikçe bu heyecan dalgasına karşı daha fazla kürek çekemeyeceğimi anladım. Tarifsiz bir zevkti bu. Yarağımı sıkan göt deliğinin zevkini iliklerime kadar hissediyordum. Boşalmaya adım adım yaklaşırken biraz daha hızlanıp güçlü hareketlerle sokup çıkartmaya başladım yarağımı. Zerrin’in göt yanakları titreyip oynuyordu bu anlarda. Yarağım nerdeyse boydan boya girip çıkıyordu götüne.Öne doğru kaymaya başlamıştı Zerrin, sanki kendini biraz korumaya almış gibiydi. Ancak ince belinden sıkıca tutup kendime çektiğimde son buldu bu hareketi. Götüne abanmaya başladım. Kendimi kaybetmişçesine nişanlımın götünü sikiyordum. Siyah saçlarının dalgalanmaları hızlanmış bu arada acılı iniltiler çıkartmaya başlamıştı. “Ahhh, uhhh, ıhhh!” sesleri arasında sert kasıklarına ve göt yanaklarına çarpan kasıklarım ses çıkartır olmuştu.”Ahhh yavaş, canım yanıyorrr aşkım!” sözleri arasında son bir gayretle abandım götüne ve o anda boşalmaya başladım. Kendimden geçercesine döllerimi akıttım götüne. Gidiş gelişlerim sona erdiğinden rahatlamıştı Zerrin, ama acılı ıhlamaları devam ediyordu kesik kesik.Sonunda çıktım götünden. Göt deliğinin ağzı şişmiş ve kızarmıştı. Götüne akıttığım döllerimin bir kısmı evin koltuğuna akıyordu. Zerrin yavaşça doğrulurken, “Ayyy!” diye inledi. Yüzü terlemiş ve daha da kızarmıştı. Zoraki bir gülümseme eşliğinde,”Rahatladın mı?” diye sordu. İnci gibi beyaz dişleri vardı. Cevap vermek yerine başını ensesinden tutup kendime çektim ve dudaklarına yumuldum. Hasretle öpüp emdim onları.”Sen, harika bir kızsın!” dedim sorusuna karşılık.Üstümüzü giyindik Artık her an ailesi gelebilirdi. Onun için gitmem gerektiğini düşündüm ailesine yakalanmak istemiyordum.“Aşkım annenler gelmeden ben gideyim artık” dedim.“Ama kahve içecektik” diye karşılık verdi safça“Olsun başka zaman içeriz” dedim ve ayrıldım oradan.Evlenene kadar nerdeyse bulduğumuz her fırsatta seviştik Zerrin’le. Kısa sürede de evlendik zaten.Her şey beklediğimden çok daha iyi gidiyordu, ta ki ülkede ekonomik kriz baş gösterene kadar. Yaşanan ekonomik krizde çalıştığım şirket küçülmeye gitmiş bir çok çalışanı işten çıkarmak zorunda kalmıştı ve maalesef bende işten çıkarılanlar arasındaydım.Şirketin iflası hayallerimizi ve yaşam tarzımızı yıkmıştı. Bu zamanda iyi ödenekli bir iş bulmak çok zordu. Sürekli iş ilanlarını takip ediyor başvurularda bulunuyordum fakat ne yazık ki sadece bir kişiden cevap gelmişti. Teklif orta ölçekli bir bankadan gelmişti. Ankara’dan uzak bir kasabadaki, bir şubenin müdürü emekli olmuş, onun yerine de beni almak istiyorlardı. İlk başta kabul etmek istemedim fakat artık ev kiramızı ödeyemez duruma gelmiştik ve böyle lüks bir hayat yaşmak için gücümüz kalmamıştı o yüzden bu işi kabul etmek zorunda kaldım.Bankanın bulunduğu o küçük Anadolu kasabasına vardığımızda karımla birlikte tam bir hayal kırıklığına uğramıştım. İnsanlar biraz daha basit, erkekler kıro tipli, bayanlarında çoğu türbanlı olup gelişmemiş bir kasabaya yerleşmiştik. Bankanın ayarladığı küçük ve basit eve vardığımızda hayal kırıklığımız daha da arttı. Karım üzgün ve tam bir hayal kırıklığı içinde“Canım ben ne yapacağım bu küçücük yerde?” dediğinde“Bilmiyorum Zerrin’im, bilmiyorum fakat sık dişini biraz, yeni bir iş bulana kadar burada idare etmeliyiz başka çare yok” dedim.O günü evde eşyalarımızı yerleştirmekle geçirdik.Ertesi gün karıma“Canım ben çıkıp şöyle bir etrafı dolaşayım. Birde iş yerine gidip arkadaşlarla tanışayım.” Dedim. Karım“Canım ben ne yapacağım, ben bütün gün evde oturacak mıyım?” deyince“Olur mu öyle şey canım? Sende çıkar yeni komşularla tanışırsın, kendine yeni arkadaşlar edinirsin. Belki düşündüğün kadar kötü de değildir buraları, insanlar yardım sever sıcak insanlara benziyorlar.”“Haklısın, yan komşu görür görmez davet etmiş bir ihtiyacım olup olmadığını sormuştu dün, iyi bir insana benziyor, en iyisi gidip bir tanışayım” dedi. Karım yeni komşularıyla gidip tanışacağı için ne giyecek diye gereksiz yere telaşlanmaya başlayınca, bende ona“Ne önemi var süse veya güzel kıyafetlere, baksana herkes nasıl giyiniyor, kimse modaya önem vermiyor burada merak etme” dedim. Karım“Haklısın” deyip sadece ayakkabılarını giyerek üzerindeki eteğini ve günlük giydiği bluzunu değiştirmemeye karar verdi. Karımın eteği fazla kısa sayılmazdı fakat uzunda değildi, dizinden sekiz veya dokuz parmak üzerindeydi, yani bizim alışık olduğumuz ortamlar için normal sayılacak bir boydu. Üzerinde giydiği beyaz bluzda basit fakat biraz dar hafif de dekolte olup o güzel pürüzsüz sıkı göğüslerinin yuvarlak hatlarını belli ediyordu. Fakat tanışacağı kişiler kadın olduğu için pek sorunda etmemiştim. Karımla birlikte bende dışarı çıktım ve komşuya kadar ona eşlik edip oradan da biraz dolaşıp etrafı tanımak istedim. Yeni komşular karımı kapıda karşıladılar ve Zerrin ayakkabılarını çıkartarak bana el salladı ve içeri girdi.Ben önce işyerine gidip mesai arkadaşlarımla tanıştım sonrada etrafı dolaşmaya başladım. Biraz dolaştıktan sonra eski biçimsiz evler ve basit esnaf dükkanlarından başka bir şey göremediğim için sıkıldım ve karımın yanına gitmeye karar verdim. Komşunun bahçe kapısına yaklaştığım zaman tuhaf sesler ve konuşmalara şahit oldum. Komşuların kocaları, biri ev sahibi olan diğeri de bir kaç ev öteden olan komşu evin ön kapısının önünde ot söküyorlarmış bir biçimde çaktırmadan içeri bakarak aralarında terbiyesizce yorumlar yapıyorlardı.“Üfff, karının bacaklarına bak lan!”“Vay amına koyum, ayaklara bak ayaklara, bu ayaklara tapılır. ” ben gizlice bahçe kapısından ne konuştuklarını anlayabilmek için baktıkları yere bir göz attım. Meğer herifler benim karımı süzüyorlar hayaller kuruyorlardı. Kafamdan kaynar su dökülmüş gibi olmuştum ve nasıl bir tepki veya ne yapacağımı bilmedim. Adamların konuşmalarına çok öfkelenmiştim fakat aynı zamanda da kendim bile çok utanmış öylece orda donup kalmıştım. İçerde dört beş bayan vardı ve aralarında bir tek benim eşim mini bir etek giyiyordu. Karım kadınlarla derin sohbete girmiş kimsede dışarıdaki kıro tipli kocalarını fark etmemişti. Bende oranın yabancısı olduğum için ortaya çıkmayarak bir süre onları gizlice izleyip karıma göz kulak olurum diye düşündüm. Adamlar aynı şekilde konuşmaya devam ediyorlardı.“Lan bu karıyı sikmek için neler vermezdim” “ben hayatımda böyle avrat görmedim, benim yarak şalvarı delecek şimdi”“Dur lan, dikkat çekme… Üüfff bak bak bak… Vay amına koyum beyaz külotunu gördün mü lan?”Karım bacak bacak üstüne atarken yanlışlıkla frikik vermişti, nasılsa kadınlarla birlikteydi ve dışarıdaki röntgencilerden habersiz olduğu için rahatça hareket ediyordu. Adamlar resmen kendilerinden geçmek üzereydiler ve hallerinden belliydi ki hayatlarında böyle etkileyici ve büyüleyici seksi bir afet görmemişlerdi.“Lan bir bizim avratlara bak birde bizim komşunun avrada bak, lan bizimkiler avratsa bu ne be?”“Ne olacak oğlum şehirli karısı işte bu. Baksana her yeri ayrı bir güzel ayakları bile bir içim su, sabaha kadar yalarım ben o ayak parmaklarını”“Oğlum Hamza, bizde ne gezer öyle şans, bu bir kerelik görüntüye şahit olduğumuz için Allah’a şükretmek lazım, piyango şansı gibin lan bu. “Uzaktan karımın çıplak ayaklarına baktım ve gerçekten senelerdir giydiği uzun topuklu ayakkabılardan dolayı ayak tabanlarında çok seksi bir kavis oluşmuştu. Bakımlı oldukları içinde ayakları çok narin ve pürüzsüz görünüyordu, tuzla escort bayan ayak parmaklarındaki pembe oje ise dikkat çekiciydi.“Lan bu karının amı var ya, kesin o kadar bir sıkı ve dardır ki benim yarağı mosmor eder. ““Lan Adem, ben yarağımı amına değil kadına dokundursam anında boşalırım. ” ben artık bu konuşmalara dayanmadım ve bahçe kapısından içeri girerek bu ortamı bozdum. Adamlar beni görünce bir an afalladılar sonra-merhaba beyler. Ben Alper hemen şu yandaki eve taşındım.” Dedim. Adamlar“Ooo yeni komşumuzmuş. Hoş geldiniz beyim nasılsın?” diyerek az önce konuştuklarını duymadığımı düşündüler. İçerden beni gören karım hemen ayağa kalktı ve diğer bayanlara birlikte dışarı çıktı. Bir saniye içinde etrafımızda dört tane bayan üç tane genç kız ve etrafta koşturan birkaç tanede çocuk bulundu. Karım hemen beni yeni arkadaşlarıyla tanıştırdı, bende nazikçe her bir bayanın elini centilmence kibar bir şekilde öpüp gen kızların elini sıktım ve sonra isteksiz isteksiz kocaları olan diğer iki adam, Hamza ve Adem’le tokalaştım. Bayanların ellerini öpmem herkesin yüzündeki ifadeden belli ki alışık olmadıkları bir hareketti. Özellikle genç kızlar bu hareketime kıkır kıkır gülmüştü. Tanıştırma sırası bende olduğu için, ilk önce benim kapı komşum olan adama karımı tanıştırarak“Adem Bey, bu karım Zerrin” dedim karım elini uzattı. Adam ilk önce şaşırdı sonra da benim yaptığımı örnek alarak o kalın parmaklarıyla karımın elini tutu ve uzun bıyıkları ile birlikte dudaklarını karımın eline yapıştırarak hafifçe de anlaşılmayacak bir şekilde emip öpermiş gibi yaptı. Sanırım dilini de kullanmıştı çünkü karımın eli biraz nemlenmişti. Diğer komşu olan Hamza’yı da aynı şekilde tanıştırarak karımın pembe ojeli parmaklarını eline alarak aynı anda da çaktırmadan hayranlıkla karımın teşhir edici göğüslerine ve dekoltesinden dolayı üsten göğüslerinin arasına bakarak heyecanla titreye titreye karımın elini öptü. Karıma dokunmuş olmaları bile adamları çok heyecanlanmıştı ve adeta transa geçmiş gibiydiler. Bu ortamdan biraz rahatsız olsam da sesimi çıkarmamam lazımdı çünkü aksi taktirde karımın konuşabileceği ve zaman geçirebileceği hiç bir arkadaşı kalmayacaktı. Karımın evde kapalı ve mutsuz bir şekilde olmasını istemezdim, bu hem evliliğimizi zedeleyebilirdi hem de en önemlisi, karımın psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilirdi. Adamların sapıkça bakışlarına ve düşüncelerine göz yumup kimsenin keyfini bozmamaya karar verdim. Kendimi avutmak için “nasılsa bakmaktan ve fantezi kurmaktan zarar gelmez” gibi düşünceler üretip öfkemi yatıştırmak için kendime akıl veriyordum. Tam bunun üzerine karım bana şok yaşatacak ve işimi zorlaştıracak bir şey demez mi?“Alperciğim baksana Ayşe ne diyor, Adem, güreş hocasıymış hemde burada bir spor salonu varmış.” demesiyle, Adem’in karısı Ayşe“Alper Bey senin hanım bu dövüş sporlarına ilgisi varmış, senin izninde varsa benim bey ona ders verebilir.” deyince ben bir an afalladım ve dilim tutuldu ve istemeyerek,“Ta ta tabi ki ne demek ne izni, karım sporu çok seviyor onun için iyi olur. ” dedim; fakat bunu söyleyebilmek için gücü ve cesareti nerden buldum hiç bilmiyorum. Bunu duyan Adem, gözleri fal taşı gibi açılmış duyduklarına inanamıyordu fakat heyecanını da belli etmemeye çalışıyordu. Bu iri yarı, kıllı, bakımsız adamdan nefret etmeye başlamıştım fakat onunla iyi geçinmem lazımdı, en azından karımın hatırı için. Misafirperverliğimi göstermek için Adem ve Hamza’yı eşleriyle birlikte akşama bizim eve davet ettim, herkes bu teklifime çok sevinmişti. Eve geldiğimizde karım çok mutlu görünüyordu ve bayanlarla çok iyi anlaştığını ve de yeni bir dövüş sporu öğreneceği için çok heyecanlı olduğunu anlatıyordu. Karımın o terbiyesiz adamlarla pek karışmasını istemiyordum, hele Adem’den güreş dersi almasını hiç istemiyordum fakat bunu engellemek zordu. Onları bu akşam davet etmemin bir sebebi de biraz samimi olup karıma karşı yanlış veya terbiyesizce bir şey yapmamalarını sağlamak içindi. Onlara daha iyi, sıcak ve dostça davranıp karımın da onlara karşı daha yakın ve dostça ilgi göstermesini isteyecektim. Bu iki adamın karımla aralarını daha yakın bir ilişki kurmam, yani samimi ve karımı bacıları olarak görmelerini sağlamam durumu yumuşatabilirdi, böylece karıma yan gözle bakmaları onları utandıracaktı.“Zerrin’im, bayanları çok sevmişsin, peki Hamza ve Adem Bey hakkında ne düşünüyorsun?”“Bilmem ki, onları henüz iyi tanımıyorum, biraz kıroya benziyorlar fakat iyi insandırlar herhalde. ” durumu kurtarmak için yalan söyleme vakti gelmişti“İkisi de çok iyi dosta benziyor, biraz sohbet ettim ve çok samimi buldum. Çok dürüst, terbiyeli ve güvenilir insandırlar. ““Öyle mi canım? Süper, o zaman güreş dersleri rahat geçecek, ne yalan şöyleyim ilk başta biraz tiplerinden dolayı çekindim fakat Ayşe olumlu bakınca bende ses çıkarmadım. Kadın kocasına güvenmese onun başka bir kadına ders vermesini ister mi?”“Haklısın aşkım bende suçluluk duyuyordum, yani seni aniden böyle sıkıcı bir hayata atmak istemezdim, zamanın güzel geçeceği için çok mutluyum. ““Üzülme sen kocacığım, böyle arkadaşlar bulduğumuz için şanslıyız. ““Aşkım, bu akşam Adem ve Hamza beye çok samimi davranmalıyız, yani bir dediklerini iki etmeyelim ve bu iyi niyetlerini iyi karşılayalım”“Peki aşkım”“Yani fark ettim ki ikisi de sana karşı çok çekingen, eğer sana güreş dersi verecekse onlarda rahat olmalılar, değil mi canım?”“Haklısın aşkım, eğer mesafeli ve çekingen davranırlarsa hem benim için sıkıcı olur hem de onlar için huzursuz bir durum olur”“Evet Zerrin’im, o yüzden onlar bize ve özellikle sana karşı daha rahat ve samimi olmaları için onlara çok yakın ol ve bir kardeş gibi, aileden gibi değer göster. ““Peki aşkım, sen merak etme Adem ve Hamza beye içtenlikle çok yakınlık göstereceğim”.Karım aşırı derecede saf ve iyi niyetli olmasından dolayı onu kolayca kandırmıştım; fakat bunu kendi iyiliği için yapmıştım. Planlarıma göre, bu pis heriflerin karıma karşı iyi ve terbiyeli davranmaları için ve de kurulacak olan yakın ilişkiyi kaybetmek istememeleri için onları karıma karşı bir aileymişiz gibi yakınlaştıracaktım. Karım ve ben temizlik yapıp akşam için ortalığı biraz toparladık ve misafirlerimiz gelmeden rahatlamak için güzel bir duş yaptık. Yazın göbeği olduğu için ve akşamları buraları hiç esmediğinden dolayı hava gerçekten çok sıcak olmuştu, o nedenle şortumu ve atlete benzeyen bol bir tişört giydim. Zerrin’in yatak odasından çıktığını gördüm ve oda sıcaktan etkilenmiş olmalı ki üzerinde benim giydiğime benzeyen beyaz askılı bol bir üst ve altında da hafif kabarık tül inceliğinde pembe mini bir eteği vardı.“Alper, bu giydiğim sence oldu mu yoksa çok mu basit sıradan günlük bir kıyafet mi oldu?” bir an yutkunmakta zorlandım ve boğulacak gibi oldum fakat karıma “git üstünü değiş bu adamlar hayvana benziyor.” Diyemezdim.“Tabi ki oldu hayatım, onlar yabancı sayılmaz artık, dediğim gibi onlara her konuda rahat davranmalıyız ki onlarda rahat olsun, baksana bende aynen senin gibi basit giyindim. ““Peki aşkım, zaten bu sıcakta başka bir şey giymek zor. ” karıma son bir kez üzüntü ve pişmanlık dolu gözlerimle baştan tırnağa baktım ve anladım ki bu akşam adamların gözleri bayram edecekti. Bu akşam ilk kez karımın bu kadar güzel, sexi ve şehvetli görünmesinden üzgündüm. Kumral saçları uzun ve fönlenmişti, biraz makyajlı ve iri dudaklarında sevgililer gününde ona aldığım çok pahalı, kolayca çıkmayan, kalın, ayna gibin parlak ve ıslak görünümlü pembe bir ruj vardı. Sanırım buna gloss ruj deniyordu. Beyaz bol atletinin altında sutyen giymediği beliydi çünkü orta boyda olan mükemmel göğüsleri bir hayli teşhir eden bir haldeydi, üstelik şişkin iri meme uçları da kumaşın altında tüm şekliyle gayet net görünüyordu. Giymiş olduğu incecik pembe mini eteği ise yuvarlak taş gibi, dışa doğru atık kıçını da anca örtebiliyordu, tanga giydiğinden emindim çünkü eteği çok az bir şekilde kıçının arasına doğru girip iki yuvarlak kalça şekli belirginleşiyordu. En çok göze çarpanda karımın uzun ince sütun gibi bacaklarıydı, karımın bacaklarına ben bile çok hayrandım çünkü çok düzgün, pürüzsüz ve zariftiler. Hamza’nın karımın ayaklarına hayranlıkla baktığını hatırlayıp bir göz attım ve gündüzden sürdüğü aynı pembe ojeler vardı. Karım renk uyumuna önem verdiği için sanırım pembe rujunu ve pembe mini eteğini ojelerine uyması için giymişti. Ayakları her zamanki gibi gerçekten hoş görünüyordu çünkü karım ayaklarına günlük bakım yapıyordu, bu nedenle çok narin ve hassas bir görüntüyle sergilenmekteydiler. Kapı çalmıştı ve bir an endişe nedeniyle karnıma kramplar girmeye başladı.“Canım, Ayşeler geldi, açar mısın kapıyı?” dediğinde kendime çeki düzen verip ayağa kalkıp kapıyı açtım ve samimiyet göstermek için misafirlerimizle tek tek tokalaşıp yanaklarından öptüm, Zerrin’de aynı şekilde onları o güzel dudakları ile öptü. Hamza ve Adem Bey karşılaştıkları manzaraya inanamıyorlardı, onlar için herhalde bir rüya gibiydi. İçeri escort tuzla oturma odasına buyur ettik ve yeni evimizin sıcak ortamına yerleştik. Ben, Adem hanzosunun yanına oturdun, karım ise tam ikimizin karşısına, Hamza ve Ayşe’nin arasına, yani diplerine otururmuş oldu. Hamza’nın eşi, Zehra’da diğer yandaki tekli koltuğa oturdu. Sohbet başlamıştı ve bende yanımda oturan Adem’i konuşmaya tutup karşımızda oturan karıma bakmasını engelliyordum. Hamza için fazla kaygım yoktu çünkü eğer bakmaya çalışsa herkes nereye baktığını görebilecekti, üstelik karımdan çok etkilendiğini hemen beli eden biriydi, karımın çekiciliğine karşı aşırı derecede hassas ve güçsüzdü. Zerrin ve bayanlar beraber kalkıp içecek ve yiyecek bir şeyler hazırlamak için mutfağa gittiler, bende bu sevmediğim adamlarla kırk senelik dostummuşlar gibin sohbet ediyordum. Adamlar resmen cahil ve kıroydular ve böyle adamlarla arkadaşlık yaptığıma inanamıyordum fakat karımın mutluluğu için katlanıyordum. Aslen nereli olduğumu sordular, bende Ankaralı olduğumu söyledim. Kendileri ise Kürt kökenliymiş ve bu kasabada yaşayan çoğu kişinin Kürt olduğunu söylemişlerdi. Tam bu sırada karım elinde tepsi ve içinde gündüzden yaptığı böreklerle birlikte içeri girdi. Diğer bayanlar henüz gelmemişti ve girişe ben daha yakın olduğum için karım ilk önce eğilerek tepsiyi bana doğru uzattı. Zerrin farkında değildi fakat derin ve bol dekoltesinden dolayı göğüsleri resmen dışarı çıkacakmış gibi salkıyorlardı fakat turp gibinde şekillerini koruyup meme uçlarından itibaren alt kısmı görünmüyordu, yani Allahtan sadece göğüslerinin yarısı tüm çıplaklığı ile ortadaydı. Şimdi olacaklardan gayet emindim ve umduğum gibi karım Adem Beye ikram etmek için aynı şekilde eğilince taş gibin göğüsleri bu sefer Adem kırosuna sergilenmekteydi. Herif bir an manzara karşısında donup kaldı“Adem Bey alsana, kendi ellerimle size börek yaptım, böreğimi yemek istemez misin?” dedi. Karım söz verdiği gibi samimi ve arkadaşça davranıyordu,“Yemez miyim sizin böreğinizi, sizin her şeyinizi yerim ben Zerrin Hanım” deyince karım“Sağ ol Adem Beyciğim, istediğiniz kadar yiyebilirsiniz, bol bol vardır. ” dedi.Adem hayvanı bu tuhaf sohbetle karımı eğilmiş bir vaziyette kalması için oyalıyor aynı zamanda da çaktırmadan göğüslerini inceliyor ve resmen ağzından sular akıyordu, saf karım ise adamın amacını anlamamış ona samimiyet göstermeye devam ediyordu. Bu arada Hamza’ya baktım, adam aynen ineğin trene baktığı gibi domalmış olan karımın kıçına ağzı ve gözleri açık bir şekilde baygın baygın bakıyordu. Adem, halen daha karımı meşgul ediyor kaçmaması için tuhaf tuhaf konuşmaya devam ediyordu,“Senin elinizden zehir bile yerim Zerrin Hanım, çok güzel olmuş”“Beğendiğinize çok sevindim, gelecek sefere daha değişik şeyler yapar kendi ellerimle yediririm size, vallahi parmaklarımı yalamazsanız bana da Zerrin demesinler”“Hem de nasıl yalarım Zerrin Hanım bilemesiniz, keşke bende yapıp size yalatabilsem”,“Oda olur Adem Beyciğim elbet bir gün. ““İnşallah Zerrin Hanım inşallah”. Sonunda konuşmaları sona erip karım doğruldu ve Hamza’ya doğru gidip ona da aynı şekilde ikram etti. Bu sefer karım arkasını bize dönmüştü ve Hamza’nın az önce gördüklerini bizde görüyorduk, tabi ben oralı değilmişim gibi davranıyordum fakat bana çaktırmadan Adem kaçamak gözlerle bakıyordu. Karım Hamza’ya doğru eğilince kısacık eteği hafif yukarı sıyrılarak alttan kıçının bir kısmı ortaya çıktı. Poposunun alt kısmı azıcık göründüğü halde bu görüntü gerçekten nefes alıcıydı ve karımın bu kasıtlı olarak yapmadığı hareket gayet masumca olduğu belliydi fakat en can alıcı nokta ise, kıçının arasındaki beyaz tangası gayet net görünüyor olmasıydı. O kadar net görünüyordu ki beyaz ince tangası dar geldiği için tanganın dantelli ipi sıkıca amına yapışmış, am dudaklarının yanlardan görünmesini sağlıyordu.Delirecek gibi olmuştum ve öfkemi nasıl gizleyeceğimi bilmiyordum, nefret ettiğim iki kıro adam karımın her tarafını görmüşlerdi, üstelik dikkatsiz karım bundan habersizdi. Bu sırada, diğer hanımlarda ellerinde içecekler ve daha önce almış olduğumuz Maraş dondurmasını dilimlemişler ve dondurmalarla içeri girdiler. Herkes tekrar aynı yerlerine oturdu ve sohbet tekrar başladı. Sonunda bu korkunç ve rahatsız edici sahnenin bittiğine sevinmiştim ancak yeni bir görüntü başlamıştı. Karım düzgün oturmadığı için ve sürekli hareket ettiğin için eteğinin arasından ara sıra beyaz dantelli tangası görünüyordu, Adem’de hiç bir frikiğini kaçırmadan bakıyor ve bacak arasını süzüyordu. Adamı ne kadarda konuşturtmaya çalıştıysam yine de kaçamak bakışlarla karımı baştan tırnağa süzüyordu. Karım pozisyonu değiştirerek bacak bacak üstüne atmıştı ve karşısındaki Adem Beye ve ara sıra da Hamza’yla ilgilenebilmek için hafifçe onlara doğru dönüyordu. Ayşe ile Zehra kendi aralarında konuşmaya dalmıştı, Zerrin’de bizimle konuşuyor; fakat biraz samimiyetten ve birazda dalgınlıktan bacak bacak üstüne atmış olması, havada, yani boşta olan ayağı Hamza’ya doğru baktığı için ve ona çok yakın olduğu için, karımın ayak parmakları Hamza’nın çıplak kıllı bacağına değmeye başlamıştı. Hamza’nın ellerinin titrediğini fark ettim, karım ise normal ve doğal bir şekilde pembe ojeli ayak parmaklarını Hamza’nın kıllarının arasında gezdiriyor ve sürtüyordu. Karımın bu hareketi çok doğaldı çünkü alışkanlık hale getirmişti, genelde bende yanında oturduğum zamanlar, özelikle film izlerken, farkında olmadan aynı hareketi bana da yapıyordu, benimde hoşuma gidiyordu çünkü bacağımı kaşıyor gibi oluyordu. Karım ayak parmaklarını bilinçsizce Hamza’nın bacağına sürterek tenine gömüyordu, aynı zamanda da ayağının alt taban ve üst kısımlarını gelişigüzel kıllarının arasında dolaşıyordu. Hamza çaktırmamaya çalışıyordu fakat artık kendinden geçmeye başlamıştı. Kabaran aletini koluyla gizlemeye çalışıyor fakat şekilden şekle giriyordu. Bu arada herkes dondurmaları yemeğe başlamıştı, karımda tıpkı reklamlardaki gibi o güzel dişleri ve dudaklarıyla dondurmayı ısırıyor ve farkında olmadan tarik edici bir şekilde o parlak pembe rujlu kalın dudaklarını dondurmanın beyazını ağzına alarak dudaklarını üzerinde sürterek emiyor ve yalıyordu. Şehvetli dudaklarının üstüne akan beyaz dondurma sıvısını da diliyle dudaklarını yalıyordu.Buna artık dayanamayan Hamza, sanırım şortunun içine boşalmıştı çünkü şortun üstü nemli görünüyordu. Benim için zaman çok yavaş ilerliyordu fakat sonunda gecenin sonu gelmişti. Adem Bey karıma yarın öğleden sonra salona uğramasını söyledi, ilk derslerini başlayacaklardı. Ben hiç memnun değildim bu durumdan çünkü bu akşam beklediğim şekilde gelişmemişti ve planlarım istediğim gibin gitmemişti. Onlar kaçtıktan sonra karım her şeyin yolunda gittiğini düşünüyordu ve çok mutluydu. İkimizde çok yorulmuştuk fakat karımın bu sexiliği beni ne kadar zor durumda bırakıp üzmüşse de bir o kadarda azdırmıştı. Karımın bu güzelliği karşısında ben bu kadar etkilendiysem Allah bilir o kırolar nasıl etkilenmiştir.Yatağa girer girmez Zerrin’in bacaklarının arasına girdim ve sevişmeye başladık. O güzel göğüslerini yalayıp karımın o kılsız amına doğru indim. Zerrin benim için amını her zaman ağdalı ve bakımlı tutuyordu çünkü o pürüzsüz görüntüsüne hasta olduğumu biliyordu. O bir tane kılı bile olmayan, pembe, göz alıcı, nefis, amcığını yalamaya başlamıştım çünkü çok dar olduğundan dolayı iyice ıslanmadan aletimi zor sığıyordu içine. Yalamaya bile doyamıyordum çünkü o kadar bir leziz ve tatlıydı ki sabaha kadar yalayabilirdim. İyice sulanmıştı ve de fazla yalamadan kıpkırmızı olmuştu, eşimin sadece amı değil, tüm vücudu çok hassas ve kolayca incitilebilecek bir türdeydi. Yani, karımın herhangi bir yerini uzun bir süre okşayıp veya yaladıktan sonra hemen orası kıp kırmızı oluyordu. Pozisyonumu alarak aletimi karımın amcığına dayadım ve yavaş yavaş o daracık amına girmeye başladım. İyice yaladığım için amcığı yumuşak ve kaygan olmuştu ve aletim santim santim sıkı bir şekilde içine giriyordu. İyice soktuktan sonra ritmik bir şekilde gidip gelmeye başladım ve tam o sırada aklıma bir şey geldi. Bir an Adem’in gündüzden yaptığı yorumunu hatırlamıştım,“Lan bu karının amı var ya? Kesin o kadar bir sıkı ve dardır ki benim yarağı mors mor edebilir”. Bu düşünce bir kez daha keyfimi bozmuştu ve karımla sevişirken o kırolar aklıma geldiği için psikolojim çok feci dağılmıştı. Keyfim bozulduğu için bir an boşalıp bitmesini istedim o yüzden tempomu hızlandırıp daha sert sokmaya başladım ve tam boşalacağım vakit aletimi karımın amından çıkartıp sırt üstü uzanıp üstüme boşalmaya başladım. Bunu gören karım her zaman yaptığı gibi diliyle akan menilerimi yalayıp aletimi ağzına alarak temizlemeye başladı.Karıma bu hareketi ben öğretmiştim, ilk başlarda hiç yapmak istemiyordu fakat sonra onu alıştırarak çok haz duymasını sağlamıştım. Karım bu hareketi artık çok seviyordu ve sperm tadı onu çılgına çeviriyordu.Sevişmemiz bitmişti ve uykuya dalmıştık, yarın ikimiz içinde yorucu bir gün olacaktı, benim yeni işimde ilk günüm olacaktı ve Zerrin’de yeni arkadaşından ilk güreş dersini alacaktı. Sabah ikimizde kalkıp, ben çıkmak için hazırlanmaya başladım karım ise duşa girmişti. Güreş dersi öğleden sonra olacağı için acelesi yoktu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *