Mavi Ev Pansiyonu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mavi Ev Pansiyonu
( diğer hikayelerimden biraz farklı bir hikaye oldu sanırım. Hiç bölmek istemedim. İyi okumalar, yorumlarınızı bekliyorum. )

Otobüsten indiğimde hafif yağan yağmur iyice şiddetini arttırmış, beni sırılsıklam etmişti. Üstümde ki kot tişörtle küfrede küfrede bu saatte açık bir yer bakıyordum Marmariste. “ Bok vardı geldin sanki Murat efendi, hadi bakalım çok güzel kafa dağıtıyorsun “ diye kendime kendime söylenerek otellere, pansiyonlara bakıyordum. Yağmurdan sıçana dönmüş, sırtında ufak bir çanta olan saçı başı dağılmış ve muhtemelen viski kokusu 1 metreden belli olan bu serseriyi gören hiçbir yer kabul etmiyordu ama. En son girdiğim yerde kibarca sormuştum artık, ne yapmamı istersiniz, sokakta mı kalayım diye. Postanenin arka tarafında ufak bir pansiyon var, onlar açıktır, kabul de ederler demişti 70’lik bir kocakarı. Söylene söylene Mavi Ev pansiyonunu arıyordum ben de.

Çok değil daha 7 ay önce gelsem, bütün oteller kapıyı açar buyrun beyefendi diye karşılardı halbuki beni. Rezervasyonu çalıştığım şirket üstünden yapsam, havaalanından almaya otel sahibi gelirdi belki. Ne mi değişti 7 ayda ? Önce Dilek gitti. Zaten herşey de öyle başladı sayılır. Onun gitmesiyle bomboş saçma sapan bir hayatı sırf onun için yaşadığımı anlamam ile sabah kahvaltısında rakının çok güzel gittiğini anlamam arasında sadece 1 ay geçmişti. İşe sarhoş gitmem önceleri saçma sapan bir samimiyetle anlayışla karşılanıyordu belki ama toplantılara da sarhoş katılmam, çekmecede ki votka şişesini düşürmem, dahası masada sızmam gibi ufak tefek şeylerden sonra bir tekme de oradan yedim. Sonra da viskinin rakının üstüne çok güzel gittiğini anladım. Çok takmadım hiçbirşeye ondan sonra da zaten. 2-3 ay sonra unutmuştum belki de Dilek Hanım’ı. Kollarımda orgazm olurken inlemesini, saçlarının kokusunu, dudağının tadını bazen hatırlıyordum o kadar.

32 yaşındayken yıpranmış, iyice tüketmiştim kendimi. Toparlamam lazımdı biraz. Sabah rakısını bıraktım, esrarı da. Akşamları ve bazen canım istediğinde viski içiyordum o kadar. Sonraları parası acıtmaya başlayınca onu da azalttım iyice. Spora verdim kendimi biraz zorlayarak da olsa. Güneye bir yerlere gideyim, 2-3 hafta kalayım, telefon internet bile olmasın, kitap okuyup dizi falan seyreder biraz toparlarım kafayı diye düşünerek Marmarisi seçmiştim. Hem belki benim gibi düşmüş bir kadın da denk gelirdi. Niye olmasın ki. 7 aydır bir kadına dokunmamıştım ki benim için çok fazla bir süre bu. İçkiyi azaltmamla bir kadına ihtiyaç duymaya başlamam da aynı zamana denk gelmişti. Mary Jane ve Jim Beam her istediğimi veriyordu zaten.

Sonunda buradaydım işte. Donuma kadar ıslanmış ve sarhoş bir halde Mavi Ev pansiyonunu arıyordum. Bulduğumda ise aklıma gelen bütün küfürleri ettim. Hiç ışık yoktu ve bütün kepenkleri kapalı görünüyordu. Tanrı sarhoşları korur mottosuyla kapıyı çaldım son umutla. Bir daha ve bir daha çaldım. Tam otogara döner veya taksiyle Muğlaya giderim en kötü diye düşünürken kapı açıldı. Şaşkın bir yüzle 17-18 yaşlarında bir genç vardı kapıda

– Buyrun,birine mi bakmıştınız ?
– Hay sen çok yaşa aslanım ya. Hayatımın aşkını görsem bu kadar sevinmezdim. Boş odanız var di mi, misafir kabul ediyorsunuz da. Di mi koçum ?
– Şey aslında annemler yok abi, İstanbula gittiler ama kapıya bu halde gelen birini de bırakmam ben ya. Buyur geç lütfen. Sabah konuşuruz kalmayı falan. Sen gir içeri ya
– Hay yaşa sen

İçeri girer girmez, sıcağı hissettim. Çok iyi gelmişti bu. Tanıştık önce. Can 18 yaşında turizm lisesi mezunuydu. Becerikli çocuktu gerçekten. Eski bir yönetici gözüyle bakmaktan alamadım kendimi önce. Sanki uykudan uyanmamış da her zaman gecenin 1’inde biri geliyormuşçasına rahattı. Kalacağım yeri gösterdi. Banyoyu ayarladı. Odaya elektrikli soba getirdi ve salonda film izleyeceğini, bir şeye ihtyacım olursa söylememin yeterli olacağını belirtip sessizce ayrıldı. Bu kadar basitti işte. Her yöneticinin yanında isteyeceği bir eleman diye düşünürken banyoya girdiğimde birden önce bu havada giydiği kısa kırmızı şortunu hatırladım, sonra hafif kırıtmasını. Güldüm kendi kendime. İyice abaza kalmıştım anlaşılan. Sıcak bir banyodan sonra güzel bir 31 patlatmadan da yapmadım ama.

Sıcak banyo sonrası moralim iyice yerine gelmişti. Hatta makinayı çıkartıp kaç aydır bakmadığım sakallarımı da düzelttim gaza gelip. Eşorfmanlarımı giyip bir dizi izlemeyi düşünürken Can geldi kapıya ve çok güzel kahve yaptığını, uyumayı düşünmüyorsa salona gelebileceğimi söyledi tebessüm ederek. Kim hayır der ki kahveye. Salon çok zevkli döşenmişti. Ahşap ağırlıklıydı ve tam bir sıcak ev havası vardı. Divan bile babaannemin o eski rahat divanı gibiydi. Retro olsun, antika kullanalım diye değil gerçekten güzel olduğu için zevk sahibi birileri kullanıyordu belli ki. Kahvelerimizi içerken Can’a da söyledim bunu. Ama önce kahve için tebrik ettim. 18 yaşında liseyi yeni bitirmiş biri değil de bir barista hazırlamıştı sanki kahveyi. Bunun bile eğitimini aldığını söylüyordu Can teşekkür ederken. Annesi ve teyzesiyle kalıyorlarmış.Baba yurtdışındaymış. Seneye eğitimini geliştirmek için yurtdışına gitmek istediğini söylerken ben de ona bazı tavsiyelerde bulundum. Şaşırdı tabii. Herhalde şarapçı gibi birşey sanıyordu beni o halde görünce. Bütün gece uzun uzun konuştuk. Gözüm arada ufak bara ve dolaptaki şişelere kayıyordu ama çok da zorlanmıyordum. Can’a da durumumu anlattım biraz kısaca. “ Toparlasın abi kendini burada. gürültü yok, bağırış çağırış, birşey yok. Bütün sokak boş zaten. Annem de teyzem de çok açık fikirli insanlardır. Entel kokonalar diye dalga geçerim arada ama eminim hiç rahatsız olmadan kafanı toplarsın burada. Sen banyo yaparken ben aradım konuştum bile. Genelde şarapçıları falan alırdım diye biraz bozuldular ama senin öyle biri olmadığın çok belliydi ya “ derken yüzünde hiç maske yoktu. Samimiydi gerçekten. Ne para konuşmuştuk ne de kayıt falan. Saat 3’e doğru yatmaya gittim. Can sabah kahvaltısı veya öğle yemeği gibi birşeyler hazırlayabileceğini söyledi. İstersem dışarıdan pizza falan da söyleyebilirmişim. Son ayların en güzel uykusunu uyudum kahveye rağmen. Aylardır ilk defa hem çantamda hem de barda içki olmasına rağmen ihtiyaç duymamıştım birşeye ve sızmadan uyuyabilmiştim.

Sabah 10 gibi kalktığımda sıcak biraz rahatsız etmişti. Uykumda da rahatsız olmuş olacağım ki battaniyeyi falan atmışım iyice üstümden. Off sabah ereksiyonunu da bu kadar güzel yaşamamıştım ne zamandır. Dimdik olmuştu sikim. Baktığım yerden ben buradayım, beni de hatırla artık diyordu resmen. Elimi attığımda çok güzel bir zevk dalgası sardı her yerimi. Dayanamadım ve çıkardım hemen yattığım yerden. Telefondan internet ve sonra xhamster. İşte bu yaa. Hiç acele etmeden çekiyordum yavaş yavaş. İyice kaptırmıştım ki birden durduramadım blinç altımı. Önce çok eskilerde kalmış bir görüntü geldi aklıma. Bizim yazlık, komuşuda misafir kalan ve hep sikime bakan yaşıtım, onun eline alması, sonra ağzına boşalmam. Ohhhh tutamıyordum kendimi. Onu sikmeye çalışmam ve Can. Can’ın yusyuvarlak kalçası, pürüzsüz bacakları, konuşurken dudaklarıma bakması. Ohhhh evet. Son bir sıkı asılmayla avucuma boşaldım sert bir şekilde. Kendime gelmem uzun sürmüştü biraz. Peçeteyle temizledim göbeğimi falan. Elimi yüzümü yıkarken de aynaya baktığımda anlam verememiştim yaptığım şeye. Evet, ergenken çok azgındım ve sikim yönlendiriyordu beni. Bir hata yapmıştım o zaman ama fazla uzatmamıştım. Niye yıllar sonra o çocuğu hatırladım ki. Ya Can. Evet bacakları o yaşa göre çok kılsızdı ve poposu dikkat çekecek kadar güzel görünüyordu o şortla. Ben en iyisi bir kadın bulayım bir an önce yoksa niyeti bozacağım diye kendi kendime gülüp eşorfmanlarla aşağıya indim. Can mutfaktaydı.Parlak kumaştan biraz dar bir eşorfman altı giymiş, üstüne de dirseklerine kadar sıvadığı bir sweat geçirmişti. Sucuk kesiyordu.

– Aaa günaydın Murat abi. İyi uyudun mu ? Rahat ettin mi ?
– Olum hayatımın en güzel uykusuydu yaa. Çok teşekkür ederim. Şu kayıt işlerini falan bir yapsak. Sizin için de uygunsa kalırım ben burada biraz
– Ne demek abi tabii. Yaparız şimdi. Sucuklu yumurta yapmayı düşünüyordum ama istersen tost falan da yapabilirim
– Yumurta iyi olur sabah sağol
– Gel abi salonda yapalım kayıtı

Salona girdiğimizde o masaya oturdu hemen. Sanki otel müdürüymüş gibi ciddiye alıyordu işini. Söylediği ücret çok komik bir ücretti doğrusu. Sezonda ki fiyatın çok altındaydı. Kahvaltı ücrete dahildi. Akşam yemeğini ise ben kendim de hazırlayabilirdim ama malzemeleri verirsem Can da yaparmış. Ufak tefek şeyler değil misafirlerimiz önemli dediğinde 5 günlük ücreti peşin verdim kendisine. 5 güne yetebilecek akşam yemeği için de parayı ayrıca verdim. Fazla fazla yeterdi o para. Kafam rahat olsun istiyordum sadece. Yağmur sonrası hava da güzelleşmişti iyice. Kahvaltıyı dışarıda yaptık. Can dışarıda biraz işinin olduğunu söylerken ben de salonda divana uzanıp kitap okuyacağımı söyledim. Uyurdum da muhtemelen. Bahçenin bir kısmını camekanla kapatmışlardı. Ufak bir TV den çok hafif bir müzik sesi geliyordu o kadar. Kitabı alıp divana uzanırken gözlerim kapanmaya başlamıştı bile. Çok güzel uyumuşum 1 saat kadar. Uyanırken Can da gelmişti. Hemen karşıma oturmuş kitap okuyordu o da. Ama bana bakıyordu sanki habire. Neye bakıyor bu yaa derken hassiktir demekten kendimi alamadım. Gene baş kaldırmıştı benim ki. Anlaşılan durum düşündüğümden de ciddiydi. Uyku sersemi kendime gelirken sikimi de düzelttim elimle. Tebessüm etti Can da görünce. Gerçekten bir numaralar vardı bu çocukta. “ Uyandın mı abi ya. Çok güzel balık aldım sen fazla para verince, akşama çok gecikmeden kurarım sofrayı ben. Annemler de 2 güne geliyormuş. Çok hoşlarına gitti onların da bizim pansiyonda kalman “ derken ben istemeden yüzümü ekşittim . Balık demek rakı demekti çünkü. Hele böyle güzel bir mekanda. Ağzımı ıslattım mı da ertesi gün öğlene kadar sürerdi belki bu mevzu. Yapmak istemediğimden değil de burada onu çok istemediğimden rahatsız olmuştum. Yüzümü gören Can da balık sevmez misin yaa, ahtapot ızgara ve lagos şiş yapacaktım deyince gülmeye başladım ister istemez. Yap bakalım ondan değil, başka şey aklıma geldi falan dedim. Rakı da açarız falan deyince onsuz olmaz zateni yapıştırdım artık. Ben uyanınca TV’yi açtık. Kadın programları vardı gene her yerde. Zaplarken bir tanesinde durdu Can. Eşcinsellik tartışması vardı. Çok pespaye görünümlü 2 tane efemine gay abartılı hareketler, konuşma tarzıyla çok itici bir şekilde konuşuyordu. Seviye yerlerdeydi yani programda

– Anasını siktiklerim yaa, şunlara bak. Afedersin Murat abi ağzımı da bozdum. Ama çok aşırı tav oluyorum bunlara yaa
– Niye olum sanane onlar da öyle işte. Ne zararı var
– Yaa olmaz mı zararı, onların yüzünden diğer gayler neler çekiyor. Herkes böyle sanıyor diğerlerini de
– Yaa aptal adama zaten anlatamazsın ki boşver. Niye taktın ki bu kadar yaa sen
– E ben de gayim de ondan. Bunlar çok zararlı yaa. Allah bilir gay bile değillerdir de cast ajansı giydirmiştir böyle
– Eee tabii olabilir yani. Çevir bakalım kanalı.sinirlendiysen izlemek zorunda değilsin ki

Verdiğim tepki bu kadardı işte Can’ın gay olduğunu kendi ağzından duyunca

Akşama kadar Can pansiyonun işlerini yaptı. Akşamları artık soğuk oluyor diye odun kömür taşıdı eski soba için. Mangalı hazırladı. Aldığı malzemelerden mezeler yaptı. Aldığı eğitimin hakkını veriyordu doğrusu. Olan oldu zaten diyerek ben de bir bira açtım kendime otururken. Sonra ikinciyi, sonra üçüncüyü. Can’ı göz ucuyla hep izliyordum. Bana yaptığı itiraf, sanki çok normalmiş gibi davranması özgüvenini gösteriyordu. Ve en ufak bir hareket de görmemiştim bana karşı. Görseydim zaten çok üzülürdüm bu kibar delikanlıyı üzeceğim için. Ama sobayı hazırlarken o dar esorfmanıyla iyice eğilmişti ve ortaya çıkan dolgun kalçası çok güzel görünüyordu gerçekten. Gerçi önünde siki olan birşeye benim de sikimi sokmam saçmaydı. Ergenken yapmıştım ama o ayrı. Offf aklımı çok karıştırıyordu bu çocuk. Sikimin kalkmasına da engel olamıyordum. Ya kitabı koyuyordum önüme bazen ya da doğruluyordum divanda belli olmasın diye. Akşamüstü 5 gibi işleri bitirmişti Can.

– Murat abi istersen oturalım yavaş yavaş. Yukarı terasa hazırladım sofrayı. Güneş batarken çok güzel oluyor orada rakı içmek.
– Tamam Can’cım. Çıkalım. Geliyorum şimdi
– Tamam abi ben şu minderleri alayım, sandalyeye koyarız. Acımasın totomuz sonra : )
– Ay aman acımasın evet senin ki ( oha ne dedim lan ben )
– Geliyor musun hadi çıkıyorum ben. Arkadan çıkacağız oraya
– ( offf olum bir git yaa . Nasıl çıkayım bu halde. Bayrak direği gibi ) şeyy tamam tamam

4 bira ve aylar sonraki rakı sefasının heyecanı yetmişti buna. Ayağa kalktım ve Can’ın bakışları direk önüme gitti. Birşey demedim hiç. Madem çok güveniyorsun, çok açık fikirlisin kabul et işte bunu da amk ibnesi diye geçirdim içimden. Çekemiyordu bakışlarını pek.

Muhteşem bir manzara vardı terasta. Ufaktı aslında. 4-5 kişilik masa anca sığıyordu.Masanın üstü çok değişik mezelerle donatılmıştı resmen. Sağı solu yüksek duvarla çevriliyken önü açıktı ve Marmaris bütün güzelliği ile görünüyordu. Mangalın ısısı da yeterli geliyordu. Normalde buraya misafir almazlarmış. Annesi ve teyzesi beraber kullanırlarmış ama annesi Murat Beyi oraya al demiş akşam için. Rakılar akmaya başlamıştı iyice. Alışıktı Can. Çok içermiş bütün ailesi. 15 yaşına geldiğinde vermişler bunun eline kadehi. Çok küçükmüş babasıyla boşandıklarında. Anne fransız koleji eğitimi, sonra Fransa’da üniversiteyi yarım bırakmış evlenmek için. Teyze de Amerikan kolejiymiş. Babasının hangi ülkede olduğundan bile emin değil. Ben de anlattım sonra ilk şişe biterken. Dilek’i, beni sadece ve sadece işte ki ufak bir başarısızlığım için terk ettiğini, 5 senemin boşa gittiğini ve sonra ki düşüşümü. Beni dinlerken gözlerime bakıyordu. Dudaklarıma. Hiçbir kadının bakmadığı gibi bakıyordu bana. Sonra konuyu kendisi açtı.
Gay olduğunu söylediğinde aldığı en ilginç tepki benden gelmiş. Kanalı değiştirsene falan demem çok hoşuna gitmiş. Hiç umurumda olmadığını söyledim ben de ona. Gay veya lezbiyen transsexuel olabilirdi, karakteri 10 numara bir delikanlıydı ki benim için o önemliydi. Bazı arkadaşlarına falan söylediğini ama onların da önce gülüp sonra bu durumdan yararlanmaya çalıştığını anlatırken aklıma benim de aynı şeyi yapmaya çalıştığım geldi. Doğaldı ama bu durum. O yaşlarda insan sikiyle düşünüyordu herşeyi. Rakının ve ortamın rahatlatıcı etkisiyle ağzımdan da birşeyler kaçırmıştım bu konuda istemeden. Konuyu kesip yeni şişeyi getirmesini söyledim işi şakaya vurarak.

Gülerek masadan kalkıyordu ki “ o yaşta da böyleysen doğaldır ya yaşaman. Çok kafaya takma bence Murat abi “ diye lafı soktu gitti piç. Bir sigara yaktım onu beklerken. Sikim hala inmemişti ve belki de rakının da etkisiyle olur mu olur ya diye düşünmeye başlamıştım artık. Fazla bekletmeden geldi Can da. Balıkları da koymuştuk artık. Gerçekten uzun süren, çok keyifli bir sofra oluyordu. Masada konuştuğumuz tek konu ise Can’dı. İyice salmıştım kendimi ben de. Hatta geçen sene bir sevgilisi bile olduğunu ama ciddi birşey yaşamadıklarını bile anlatmıştı. Yaşıtlarıyla olmak istediğini ama onların da çok tecrübesiz olduğunu anlatıyordu bana. Ben birşey demeden sadece gülümseyerek bakıyordum ona dinlerken. Sonradan bana söylediğine göre o gülümsemem onun aklını başından almış aslında o an. Çoğunu benim içtiğim öbür şişeyi de bitirmek üzereydik ama meyve dahil yenecek birşey kalmamıştı ve gece saat 2’ye geliyordu artık. İyice de üşümüştük.

Can salona inip kahve içebileceğimizi söylediğinde ikimiz de sarhoştuk. Aşırı ısınmış salonun çok iyi geldiğini hatırlıyorum. Kahvenin yanında konyak içerken kahveyi siktir edip konyağa döndüğümü hatırlıyorum sonra. Sabahı izleriz diye de viski şişesini mi açmıştık sanki. Bir de Can’ın yanımda otururken elini bacağımın üstüne koymasını.

Sabah. Ağzımda gene o iğrenç tad var. Başım feci ağrıyor. Offf üşüyorum da çok ya. Battaniye nerde amk. Kimbilir ne boklar yedim dün gece. Elimi uzatıyorum battaniyeyi almak için ama elim birine çarpıyor yatakta. Hı o ne yaa derken hafif dürtüyorum yanımdakini. Offf başımmm diyor Can hafif bir sesle. Hiç ses çıkarmıyorum bir an. Gözlerimi bile açacak halim yok. O an çıplak olduğumun bilincine varıyorum. Bir sonraki aşama geç de olsa geliyor aklıma. Çıplağım ve Can yanımda yatıyor. O da çıplak. Ne bok yedik ya dün biz. 18 yaşında oğlanı sikecek kadar mı koparmıştım kayışı ? Telefonda saat 13.20’yi gösteriyordu. Yan tarafa dönüp baktığımda Can başını yastığın altına koymuştu ve yüzüstü uzanıyordu. O olduğunu bilmesem dün çok şanslı bir şekilde genç bir kızı yatağa attığımı düşünürdüm. Muhteşem görünüyordu arkadan. Kalkıp doğruldum yataktan. Kalçalarının üstü parlıyordu ve kurumuş spermler belli oluyordu. Yatakta da sapsarı lekeler vardı. Siksem hatırlarım ya o kadar da değil, hap mı attım sanki diye düşünüyordum durmaksızın. Midemin durumu çok kötüydü. Başıma da sanki davul tokmağı ile vuruyorlardı. “ Can kalk hadi, bırak şimdi ayak yapmayı “ derken su şişesini diktim kafaya. Uzun uzun içtim. Ve aynı anda da tuvalete gittim koşar adım. Bira,rakı konyak, viski derken midem artık suyu bile kabullenemeyecek duruma gelmişti. Kustum klozete eğilip. Uzun süre o şekilde kaldım. Çok kötü dönüyordu başım. Doğrulup yüzümü yıkarken aynada kendime baktım.Bir anda bir görüntü geldi gözümün önüne. Kaldığım odada yatağın kenarında oturuyorum. Can bacaklarımın arasına çökmüş ve başı inip kalkıyor önümde. Elim başında ağzını sikiyorum. Su çarptım yüzüme bol bol hemen. Dün geceden acı dolu bir çığlık sesi geldi kulağıma sanki. “ Murat abii çok kalınn noolur çıkarr, alamıyorum aahhhh “ diye bağıran Can’ın sesiydi bu. Başımı lavaboya sokup soğuk suyu enseme tuttuğumda biraz toparlamıştım kendimi.

Odaya döndüğümde Can da kalkmış oturuyordu yatağın kenarında. Başını tutuyordu elleriyle. Bu haldeyken konuşmanın hiç bir faydası yoktu. Külotumu aradım ama bulamadım. Yeni bir tane aldım çantadan. “ Hadi sen yat odanda, ben de uzanayım biraz. Konuşuruz sonra belki çıkarken “ dedim biraz sertçe. Kullanılmış hissediyordum kendimi. Çırılçıplak çıktı odadan birşey demeden.Rahat yürüyordu ama. Siksem kesin bu kadar rahat olamazdı. Yatağa uzandığımda bölük pörçük bazı şeyler aklıma gelmeye başlamıştı. En önemlisi o dizlerinin üstünde domalmışken benim arkasında olmamdı sanırım. Bir de dudakları. Dudağımın arasına aldığım, emdiğim, incecik dudakları. Bir sigara yaktım yatakta. Fazla beklemeye gerek yoktu. Eşyaları toparlar, en hızlı şekilde İstanbul’a döner ve sonra gerekirse bir escort bulup tepe tepe siker, atardım bu hatırayı kafamdan. Kendime gelmenin en hızlı yolunu da biliyordum. Çantamı açıp mataramı çıkardım. Sağlam bir yudum aldım visk**en. Sarmaş dolaş sevişiyorduk yatakta sonra ki görüntüde. Sigara içerken bir yudum daha aldım. Kalçalarının üstüne oturmuş boşalıyordum sırtına. Off neler yapmıştım yaa.
Bir duş alıp giyindim hızlı bir şekilde. Can’ın sesini duyabiliyordum. Mutfakta, salonda dolaşıyordu. Televizyon da açıktı. Çantamı alıp aşağıya indim çıkmaya hazır bir şekilde. Duş almıştı o da. Saçları ıslaktı hala. Altında incecik bir şort ve kolsuz bir tişört vardı. Soba da yanıyordu. Oturdum karşısına birşey demeden.

– Hatırlamıyorsun birşey değil mi ? bana neler yaptığını falan
– Bazı şeyleri hatırlıyorum ufak tefek. Canını yaktım sanırım çok
– O yüzden hatırlıyorum ben de zaten
– Neyse çıkıyorum ben. Akşam otobüslerini kaçırmayayım. Ne kadar çabuk dönersem o kadar iyi olur bence
– Olur sorun değil. İade ederim paranı merak etme
– Mühim değil o konu hiç
– Offf nasıl hatırlamıyorsun ya. Anlatmak istiyorum
– Ben hatırlamak istemiyorum ama
– Ağzıma verdin. Çok sert ve büyük bir penisin vardı. Ben çıkarmak istiyordum aslında ama zorla bastırıyordun ağzıma
– Offf yapma Can gerek yok buna
– Ağzımın içine zorla boşaldın.Sonra da beni yatağa fırlatıp üstüme yattın. Kıpırdayamıyordum bile. Çok da istekli değildim. Sarhoş bir halde yapmak istemiyordum bunu. Ama sen delirmiş gibiydin. Her yerimde dolaşıyordu dudakların
– ( Şaşkınca dinlemeye başladım. Beni kullandığını sanıyordum ama anlaşılan neredeyse tecavüz etmiştim çocuğa )
– Bir anda beni ters çevirip domalttın dizlerimin üstünde. Ben yapma diye yalvarıyordum ama sen dinlemedin hiç. Biraz tükürükle ıslatıp zorla soktun sonra.Ben iyice debelenip çığlık atana kadar da durmadın. Neyse ki tam sokamadan çıkartıp sırtıma falan boşaldın sonra ve sızdın yatakta
– Offf Can. Ben bilmiyordum bunu. Çok özür dilerim diyecem de, neye yarar özür. Ama gerçekten çok üzgünüm. Ben tam tersini düşünüyordum. İnan ne diyeceğimi, ne yapacağımı şaşırdım şu an yaa
– Yok aslında bütün suç sende değil. Ben de yaptım biraz birşeyler. Dayanamadım ne yapayım. Çok hoşuma gidiyorsun sen erkek olarak. Çok çekicisin. Odana gelen bendim. Ağzıma alan da bendim. Seni deli gibi tahrik edip azdıran da bendim gene. Ama bu kadar kontrolü kaybedebileceğimizi düşünmemiştim hiç.
– Neyse gidiyorum ben. Kaçırmayım otobüs varsa.
– Ne yapacaksın ki İstanbul’da. Görmeyi çok istediğin biri mi var. Kal bence. Neyse ne yaşandı. Çok da önemli değil. Kötü gelmiştin zaten daha kötü gidiyorsun. Gidersen ben de çok kötü olacağım.

Ne bok yiyecektim ki. Gider gitmez yapacağım ilk şey dolabı içkiyle doldurmak sonra tekinsiz yerlerden alışveriş yapmak olacaktı gene. Üstüme düşse de çocuğu zorla sikmeye kalkıp sonra da kaçacak mıydım yani. “ Asılmak yok ama bak bir daha, sonra kötü oluyor “ dedim gülerek. Can hemen sırıttı. Yiyecek birşeyler hazırlayım derken ayağa kalkınca poposuna bir şaplak atıp önce odayı temizlemesini söyledim. Yarım saat kadar sonra odayı temizlemiş ve 2 tane çok güzel sandviçi hazırlayıp önüme koymuştu bile hamarat oğlan. Birşeyler yiyip kahvemi içerken daha iyi olmuştum. Neyse ki sen sikmedin bari diye işi şakaya bile vurmaya başlamıştım. Can daha iyi hatırlıyordu benden dün geceyi. Kafam rahatlamaya başlayınca ben de hatırlamaya başlamıştım gerçi. Odama birlikte gelmiştik. Ben sarhoş halde Dilek falan deyince o da hadi ben Dilek olayım istersen falan deyince ipler kopmuştu. Haklıydı aslında beni kudurtan o olmuştu ve sonucunu da yaşamıştı. Onun için problem değilse benim için hiç olmazdı.

Öğleden sonrasını tamamen kitap okuyup uyuklayarak geçirmiştim. Rahatım yerindeydi ama Can sobayı ayarlama, çekmeceden birşey alma gibi her fırsatı değerlendirip o güzel kalçalarını gözlerime sunuyordu. Çok istediği acayip belliydi. Ben istemiyordum ama dün geceyi ballandıra ballandıra anlattıkça sikimin kalkmasına da engel olamıyordum. Neredeyse herşeyi hatırlasam da zevk kısmı yoktu hiç kafamda. Sadece ağzına aldığında çok güzel emdiğini çok hayal meyal hatırlıyordum o kadar. Ben ilgi göstermedikçe o daha da abartmaya başladı bazı şeyleri. Kalkan sikimi fark edip gülüyor, ona mı kalktığını sorup istersem indirebileceğini söylüyordu.

Akşam yemeğine basit birşeyler hazırlamıştı. Peynirli makarna ve fırında köfte. Şarap da açmıştı bir şişe. Şarabın çoğunu ben içtim ama sonrasına viskiyi açayım mı deyince gerek yok dedim biraz sertçe. Niyeti belliydi çünkü. Biraz bozulur gibi oldu. Geliyorum birazdan film izleriz deyip gitti. Geldiğinde altında biraz daha normal bir şort vardı. Gerçi o güzel götü çok belli oluyordu ama üstünü değiştirmesi rahatlatmıştı beni biraz. Değişik bir krem kokusu geliyordu vücudundan.

Uzun zaman önce çıkan ama benim kaçırdığım filmlerden birini koydu sonra. Divana otururken biraz sert bakıyordum ona. Fazla abartmamasını da söylemiştim. O da yanıma otururken biraz kendine gelmişti artık. Güzel bir filmdi. Oldukça hızlı sahneler olmasına rağmen filmin bir yerinde otelde bir kadını zorla götünden sikme sahnesi çıkmıştı durduk yere. Okumuştum böyle bir sahne olduğunu ama unutmuştum işte. Belki istemezdim bu filmi o zaman. Sahne çok gerçekçi ve uzun çekilmişti. Kadın çığlıklar atarken adam da zorla sokuyordu durmadan. Sikime hakim olamamıştım bu sahnede. Can hemen yanımdayken beton gibi olmuştu ve düzeltmek için elimi attığımda bir zevk dalgası sarmıştı her yerimi.

Can’a baktım birden. Hemen yanımda oturuyordu. Başı biraz aşağıya kaymıştı minderde. Dirseğimin hizasındaydı. Gözü tamamen sikimdeydi ve dudaklarını ısırıyordu sanki. Elim saçlarına gitti. Hafifçe okşadım başını. “İstiyorsun değil mi “ dediğimde bana baktı. Gözlerinde büyük bir istek ve arzu vardı. Gözlerimi kapattım ve başını kasıklarıma doğru yaklaştırdım saçlarından çekerek. Bir anda eşorfmanımı sıyırdı ve aynı anda dudaklarını kasıklarımda hissettim. Ohhhh hepsini bir anda sokmuştu ağzına. Ben saçlarını okşarken hiç elini kullanmadan yavaş yavaş emiyor, sokup çıkartıyordu sikimi ağzına. Ohhh çok güzel yapıyordu bu işi piç. Bir an elimi uzattım ve poposunu tutup sıktım avucumda. Tepkisi çok güzel olmuştu buna. Küçük dilini hissetmeye başlamıştım ağzının içinde. Elimi şortunun içine sokup iyice kavradım kalçalarını. Ohhh tamamen kremlemişti kalçalarını ve yumuşacıktı. Deliğine gitti parmağım. Hafifçe soktum parmağımı ve sonra çektim hemen kendimi tutup. Off fena yalıyordu sikimi. Taşaklarıma kadar inip çıkıyordu başı. Arada çıkartıp taşaklarımı,kasıklarımı yalıyordu. Tutamıyordum kendimi artık. Tutmak da istemiyordum zaten hiç. Eşorfmanımı ve külotumu çıkardım tamamen. İki elimi de başına götürdüm ve sertçe bastırdım ağzına. Debelendi biraz kucağımda. Bütün kontrolü aldım ve saçlarından tutup sikmeye başladım ağzını sertçe. “ ohhh ibne seni, bunu mu istiyordun al o zaman, ye yarrağımı “ diye diye 18 cm yarağı köküne kadar sokup çıkartıyordum hızlı hızlı. İyice azmıştım artık. Bastırıp nerdeyse taşaklarıma kadar soktum ağzına. Biraz çekip tekrar bastırırken kasıklarımda ki titremeyi ve sıcaklığı hissettim. Yaklaşıyordum. Ohhh patlayacaktım ağzına. İyice bastırıp kısa kısa çekmeye başladım. Kadınlara karşı bu kadar sert olmuyordum aslında ama bu oğlana karşı umursamazdım.Onun zevk alması hiç umrumda değildi. Bastıra bastıra sokup çıkarırken o da debelenmeye başlamıştı kucağımda. Uzun uzun,bir hayvan gibi inleyerek, bağırarak ağzının içinde patladım. Boğazının içine fışkırırken elimi de gevşetmiştim artık. Çok büyük bir zevkle emiyordu döllerimi. Çenesinden akmaya başlarken çıkardı ve son gelenler suratına çarptı. Bırakmıyor emiyordu kafasını hala. “ ohh bu muydu istediğin aldın mı istediğini amına kodumun ibnesi “ derken çenesinden tutup kaldırdım başını. Döl içindeydi yüzü, gözü. Gözleri iyice kısılmıştı zevkten. Hala okşuyordu elinde. Yüzünü tutup ittirdim yandaki koltuğa doğru. Koltuğa ters şekilde devrilirken dizlerinin üstünde doğruldu. Ellerini koltuğunun tepesine koyup domalırken şortunu sıyırdı külotuyla beraber. Bembeyaz poposu hafif kızarmıştı az önceki okşamalarımdan. Off deliği çok güzel görünüyordu. Kremlemiş ve biraz gevşetmişti sanırım. Açılıp kapanıyordu hemen önümde ve sanki beni davet ediyordu oraya. Ayağa kalktım hafif homurdanarak. Bir an odama çıkıp yatmayı ve hatta gitmeyi düşündüm. Onun o güzel götünü seyrederken viski şişesini aldım ve sağlam bir yudum aldım şişeden.

Bu saatten sonra yapacağım hiçbir şey umurumda değildi. Başımı kalçalarının arasına gömüp o güzel deliği emerken kudurmuştum artık iyice. Amcık gibi yalıyor, emiyordum. Öpüşüyordum sanki. Benimdi o. Bana aitti. Sikim dimdik olmuştu anında. Fazla uzatmadım. Vıcık vıcık olmuş deliğininin üstüne tükürdüm ve arkasından sarıldım iyice. Kafasını dayayıp sertçe soktum götüne. İtiraz ve acıyla dolu bir çığlık geldi Can’dan. Hak etmişti artık bunu. Hiç umursamadan sokmaya devam ettim yavaş yavaş. Ohhh ateş gibi yanıyordu içi ve sürdüğü kremden kolayca kayıyordu içine. Yarısına kadar anca sokabildim. Tamamen sarmıştı sikimi. İçinde oynatmaya başladığımda Can’ın inlemeleri zevk ve acı doluydu. “hadii hadii istiyorum, çok güzell ohhh. Yavaş sok acıyor, ohh çok güzelll “ diye sayıklar gibi inliyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladığım da iyice sarıldım ona arkasından ve gözlerimi kapattım. O an altımda Can yoktu. Bir ihalede başarısız oldum diye beni terk eden Dilek vardı. İşten çıkışımı verirken alaylı alaylı konuşan İK’da ki orospu vardı. 2 birada sarhoş olup ben de çok içerim amaaa diye konuşan genel müdür vardı. Hırsla sikmeye başlamıştım götünü. Köküne kadar giriyordu artık. Can çığlıklar atıyordu ama o çığlıklar onun değildi. Hızlı hızlı, abana abana sokup çıkartıyordum götüne. Ohhh delirecektim zevkten. Kafasına kadar çıkardığımda götünü yaslıyordu bana tekrar. Ben ona sokarken o da kendini siktiriyordu bana sanki. Koltuk iyice hareket etmiş, salonun ortasına kadar gelmişti nerdeyse. Götünden tutup sokup çıkarırken birden kasıldı deliği iyice. Can’ın zevk dolu inlemesi kendime getirmişti beni de. “ ohhh sokkk, becer beni, sik beni, daha hızlııı noolur ohhh eveeett “ diye bağırmaya başlamıştı ve deliği tamamen kasılarak beni içine hapsederken zorlukla sokup çıkartıyordum. Sike sike boşaltmıştım oğlanı. Son bir kez daha yüklendim içine. İçi döllerimle dolarken ben de bağırıyordum. Boğazını sıkmış, kafasını iyice koltuğa dayamıştım. Kasıla kasıla, bağırarak boşaldım içine. Divana yığıldım sonra nefes nefese.Can hala titrer gibiydi koltuğun üstünde. Bir süre sonra kalktı birşey demeden. Banyoya giderken götünden döllerimle beraber biraz kan da bacaklarına akıyordu. 7 ayın hıncı ve abazalığıyla çok kötü sikmiştim gerçekten oğlanı. Zorlanıyordu yürürken biraz. O banyoya girerken ben de şişeyi de alıp odama çıktım. 2-3 bardak ve 3-4 sigara sonrası sızmışım.

Çok güzel bir uyku sonrası sabah 10 gibi uyandım. Televizyonu açıp bir sigara yaktıktan 5 dk sonra kapı vuruldu. Üstüme battaniyeyi çekip gel Can derken o da elinde bir tepsiyle girdi odaya. “ özel misafirlerimize kahvaltı yatakta “ diye gülerek geldi ve kucağıma yerleştirdi tepsiyi. Dün geceden kalan eşorfmanımı ve külotumu da yıkamış çekmeceye yerleştirmişti bile. Yumurta, bal kaymak, sigara böreği, peynirler derken çok güzel şeyler hazırlamıştı. Önce kahveden bir yudum aldım. Can da yatağa oturmuştu ve gözlerinin içi gülüyordu. “ ülen ne yaptın ettin, istediğini aldın di mi ? Ama çok da senin istediğin gibi olmadı galiba ? “ derken gülümsemesi daha da arttı. “ Yaa tam bir hayvan gibiydin dün gece. Çıldırdım, bayıldım resmen. Seni terk eden karı çok salakmış yaa “ diyor, bir yandan da yastığımı dikleştirip çayıma şeker koyuyordu. İnanılmaz acıkmıştım. Yemeği bitiirip tepsiyi Can’a verirken bir an yanımda duran viski şişesine baktım ama hiç canım istemiyordu. Can hemen yanıma uzandı ve ellerini göğüslerimde dolaştırırken annelerinin de İzmire geldiğini,bugün akşama doğru döneceklerini söylerken bana bakıyordu heyecanla. Pişman mıydım, istiyor muydum, bir anda kalkıp gider miydim, yoksa bir daha yapar mıydık ? Hepsi vardı bakışlarında. Göğüslerimi, göbeğimi okşayıp kıllarımla oynarken eli aşağıya inmiş ve taş gibi sikimi okşadığında hafif inlemem ona istediği cevabı vermişti zaten.
Üstüme çıkıp battaniyenin altına girerken kalçalarını avuçladım ben de. Boynumu, göğüslerimi öpüyor ve dün gece için teşekkür ediyordu hala. Götünün arasına sürtünen sikim bana olduğu kadar ona da zevk veriyordu anlaşılan. Dudaklarını ısırıp hafif yalıyordu gözlerime bakarken. Nefesini yüzümde hissettiğimde o incecik dudağını kaptım dudaklarımla. Deli gibi öpüşmeye başladık birden bire. Boynumu, göğüslerimi yalıyordu Can büyük bir zevkle. Göğüslerimden göbeğimin altına indi dudakları. “ hımmm bak sen şu yaramaza neler yaptı bana dün “ derken bir anda dudaklarıyla kapıverdi başını sonra. Dünün tersine, yavaş yavaş tadını çıkartarak emiyordu sikimi bu sefer. Ohhh kollarımı geriye atmış ve kendimi beni çok isteyen, doyamayan bu oğlana teslim etmiştim artık. Can sikimi aşkla yalıyordu. Bana zevk vermeyi istiyor ve bundan çok zevk alıyordu. Arada dudakları kasıklarıma kadar inse de daha çok dilini kullanıyordu bu sefer. Ben de artık teslim olmuştum duygularıma. Bu tatilde ihtiyacım olan şeyi bana o verecekti. Dimdik yapmıştı sikimi. Tekrar üstüme çıkarken krem kutusu aldı eline. Sikimi tutup kremlerken külotunu sıyııp atmış, parmağıyla içine de sürüyordu. Yavaşça oturdu üstüne. Avuçları göğüslerimdeydi o an. Ohhhh yavaş yavaş gömülüyordum içine. Köküne kadar sokup öylece kaldı. Gözlerini kısmıştı iyice. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı sonra. Üstümde oturup kalkarken kalçalarını da sallıyordu. İkimiz de inlemeye başlamıştık artık
– Ohhhh çok güzelll, demir gibi sikin var, ohh çok güzelll. Sik benii
– Ohhh Cann bu götün yoldan çıkardı beni
– Ohhh senin o, her yerim senin. Sok hepsini, doyur beni erkeğimm

İyice hızlanmaya başlamıştı. Elleriyle güç alıp oturup kalkıyordu üstüme. Benim de elim kalçalarındaydı ve sıkıyordum sertçe. Bir süre sonra üstüme doğru eğildi. Dudaklarımı öperken bende dizlerimi kırdım ve sokmaya başladım götüne o halde. Bir elim belinde onu okşuyorken bir elim de kıçındaydı. Bazen hızlı hızlı bazen de yavaş yavaş sokup çıkartıyordum durmadan. O yönetiyordu aslında bugünü. Minik pipisi de sertleşmiş göğsüme zevk sularını akıtıyordu sikilirken. Bu durum hiç rahatsız etmemişti beni. Genç bir erkeği sike sike boşaltmanın zevkine varmıştım dün. Sarıldık iyice birbirimize köküne kadar sokmuşken. Ters döndüm yatakta. Bacaklarını iyice havaya kaldırmıştı. Yavaşça çekip köklerken inledik ikimiz de. Bacaklarını omuzuma koydu ve iyice açtı ben onu sikmeye başlarken. Ohhhh böylesi daha zevkliydi. Altımda inliyor, genç bir kız gibi çığlık atıp kıvranıyordu zevkten. Sert, sert sokmaya başlamıştım gene. “ohhh ibne o kadar yarak yedin hala daracık deliğin, çok zevk veriyorsun bana, ohhh ateş gibi yanıyor için “ diye söylenmeye başlamıştım. Eski tip karyola sallanıyor, gıcırdıyordu ben sokup çıkardıkça.
Can bacaklarını çekmişti ben üstüne eğildikçe. Havada sallanıyordu artık. Dudaklarını emiyordum hırsla. Dilim ağzının içinde dolaşırken deliğinin tekrar kasılmaya başladığını hissettim. Taşaklarıma kadar soktum, daha da sokmak ister gibi bastırdım içine. Titreye titreye, inleyerek, bağırarak orgazm oldu altımda. Ohhh o boşalırken ben de durup nefes aldım biraz. Eski gücüme kavuşmuştum resmen. Biraz daha zevkle siktim oğlanı.
Çıkarttım sonra ve ağzına verdim sikimi tekrar. Ohhh ağzı da en az götü kadar zevk veriyordu bana. Hızlı hızlı yalıyordu şimdi. Damağının altında diliyle ezdikçe sesim yükseliyordu. Boşaltmak istiyordu beni ve biraz daha devam ederse amacına ulaşacaktı ama benim başka planlarım vardı. Doyamamıştım o güzel götüne. Ağzından zorla çıkardım sikimi. Bırakmak istemiyordu hiç. Altına bir yastık koyup yüzüstü çevirdim onu. Sokmaya başlarken o da inlemeye başlamıştı hemen. Bütün ağırlımı üstüne vererek köküne kadar yerleştirdim içine. Kıçım inip kalkıyordu üstünde. Tamamen sarmıştım onu kollarımla. Her seferinde kafasına kadar çıkartıp köküne kadar sokuyordum. Basbas bağırıyordu altımda oğlan. Bir süre sonra ben de bağırmaya başladım artık. Boşalmaya başladığımda bile duramadım. Hala sokup çıkartıyordum. Sonunda nefesim düzeldi ve yavaşladım. İçinden çıkardığımda iyice inmişti sikim artık. Yanına uzandığımda Can da bana sarıldı. Sarmaş dolaş uyuyup kaldık 1 saat kadar.

Can uyandı önce ve banyoya girdi. Çıktığında “annemler birazdan gelirmiş, hadi sen de gir banyoya da çarşafları falan değiştireyim ben de “ dediğinde biraz panik oldum. Oğlanın yürüyüşü değişmişti iyice. Pek oturamıyordu bile kıçının üstüne. Ailesi anlarsa kafamı sikmesinler bir de falan düşünürken “ merak etme anlasalar bile takmaz onlar. Belli etmem ben de zaten birşey. Gelince görürsün sen de. O tip şeylere takmaz benimkiler. Tek dert nasıl ayrı kalacağız hehehe “ dedi hemen gülerek. Ben de gülümsedim rahatlayınca. Banyoya girip çıktıktan sonra üstüme doğru dürüst birşeyler giydim bu sefer. Saçlarım uzamıştı biraz. İyice taradım. Aşağıya indim sonra. Güzel bir kahve yapmıştı Can gene. Arada ağzıma ver istersen beklerken sıkılma falan diyordu gülerek ama benim işim bitmişti şimdilik artık. Açıkçası tam olarak doyuma ulaşmıştım ve pek de sikmek istemiyordum bir daha Can’ı falan. Dilek falan zaten çok basit, küçük birşey olmuştu. Bu gece iyice bir dinlenir yarın giderim artık diye düşünüyordum aslında. Kafamın karışık olduğu bir dönemde yaşadığım ufak bir macera idi bu sadece.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *